Reklam verin!

Risale-i Nur külliyatı ve açıqlamalı dersler

Blog Haqqında

esmanurum
Bu blogda Nur risalelerine açıqlamaları toplayıram.Yazılar www.saidnursi.de ,www.risaleforum.com vs. forumlardan alınmışdır.o forumlarda yazan istifadeçilerden Cenab-ı Allah razı olsun.Onların yazılarından (derslerden) çox istifade etdim,faydalandım ve faydalanıram.Her zaman ve asan bir şekilde oxumağım üçün bu bloga yazılmışdır.Ye`ni bu blog menim üçün bir qaynaqdır.

Axtarış

Arxivlər

Açar sözlər

Sayqaç

  • İndi blogda: 2
  • Keçən ayın hiti: 67
  • Dünənki hit: 2
  • Bugünki hit: 4
  • Ümumi hit: 510

Müxtəlif

1. söz (açıqlamalar)

esmanurum
Aprel 22, 2008 19:26

Birinci Söz

 

"Bismillâh her hayrın başıdır. Biz dahi başta ona başlarız. Bil ey nefsim! Şu mübârek kelime İslâm nişanı olduğu gibi, bütün mevcudâtın lisân-ı haliyle vird-i zebânıdır. Bismillâh ne büyük tükenmez bir kuvvet, ne çok bitmez bir bereket olduğunu anlamak istersen, şu temsilî hikâyeciğe bak, dinle. Şöyle ki: "

Bu noktada öncelikle şu soruları soralım:

1-Bismillah nasıl her hayrın başı olur?
2-Bu kelimenin İslam nişanı olduğunu nasıl anlarız?
3-Varlıklar yerine niçin "mevcudat" kelimesi kullanılmış?Varlık ile mevcudat arasında ne fark var?
4-Lisan-ı hal ne demektir?
5-Hal dili nasıl vird-i zeban olur?
6-Vird-i zeban olduğunu nasıl anlarız?
7-Nasıl bir tükenmez kuvvet?
8-Nasıl bir bitmeyen bereket?
9-Niçin temsil yolu seçiliyor?Direk hakikate geçilmesinde ne sakınca var?
10-şu temsilî hikâyeciğe bak,ifadesinde niçin doğrudan şu hikayeyi dinle değil de, temsili hikayecik denilmiş?burada temsili kelimesi neyi ifade ediyor?

Evet Bismillâh her hayrın başıdır Ama serrin basi degildir.
mesela bir hirsiz Bismillâh diyerek hirsizlik yapamaz veya bir kadin basini acip disari cikarken Bismillâh diyemez.

varlık kelimesi, dilimizin içinde cisim olarak yer etmiştir. cisim ise, uzayda yer kaplayan maddeye denir. yani mukayyed olan anlamını taşır. oysaki mevcudat kelimesinin içine "alem" de girerki, nurani ve cismani varlıkları hep beraberinde barındırsın. varlık ile mevcudat arasındaki fark bu olsa gerek.

4-Lisan-ı hal;burada tüm nebatat,hayvanat,zişuur sahiplerinin hepsinin her işinde bismillah ile başlaması ve bunu halleriyle göstermesi

farz-ı muhal olarak:Taşın ortasından otların yeşermesi,bismillah der o taşı deler geçer...

5.

bütün mevcudat gürünüş itibariyle sürekli tekrar halinde hal dili ile zikir eder.örnek bir çiçeğin hal dili bir kuşun haldili zikirdir.bütün mevcudad varoluşları ile birlikte bismillah der,tesbih eder,dua eder,zikir eder.

cevap1) Allah ın ismiyle başlamayan her işin sonu güdüktür...sanırım bir hadisti.... Allah ın namına bir işe başlanmazsa o işten hayır beklenemez çünkü bütün kainat Allah namına hareket ediyor O'nun ismi anılmadan başlarsak kainatın okuduğu bismillah a eşlik etmediğimizden bize pek hayırları dokunmuyor...

cevap-9)

büyük ve yüksek hakikatlerin akla yaklaştırılması ve anlaşılması için... risale-i nur un en onemli ozelliklerinden birisi de bu...hakikatlerin temsil dürbünleriyle yakınlaştırılması avam bir insanın dahi o hakikatleri anlaması...

6.


bir elma düşünelim tadını şerbetini aynen devam ettirecek çekirdeği bir yıldız gibi merkezinde taşır kendisi yok olunca tekrar nimetin devamını temin üzre programlıdır.bu mükemmliği elma bize iyilik olsun diye düşünmüş olabilirmi?hayır elmanın bunu bilmesi ve devam ettirebilmesi ve buna benzer örneklerin sonsuzluğu tüm mevcudatın vird-i zebânı olduğunu anlamamız mümkündür.



7.

Fizikte EYLEMSİZLİK diye nitelendirilen,duran bir cisme hareket ettiren,hareket halindeki bir cismi durduran kuvvet işte o kuvvetin sonsuz ve tükenmeyeni buradaki kuvvet oluyor.

7.Nasil bir tükenmez kuvvet?

Her bir nebat ve ağaç ve otların ipek gibi yumuşak kök ve damarları "Bismillâh" der, sert olan taş ve toprağı deler, geçer. "Allah nâmına, Rahmân nâmına" der; her şey ona musahhar olur.

İkinci Mektup'dan bir alıntıdır (Mektubat Sayfa 18 - 19)

Mektubat | İkinci Mektup | S.19 yazmış:
Üçüncüsü: Birinci Sözde beyan edildiği gibi, Allah namına vermek, Allah namına almak lâzımdır. Halbuki, ekseriya ya veren gafildir; kendi namına verir, zımnî bir minnet eder. Ya alan gafildir; Mün’im-i Hakikîye ait şükrü, senâyı zâhirî esbaba verir, hata eder.



sadece bu kısmı aktardım. siz ikinci mektubu tümden ele alırsanız konuya bağlantı kuracak ipuçlarını bulabilirsiniz.


Yirmi Beşinci Söz'den alıntıdır. (Sözler Sayfa 334 - 335)

Sözler | Yirmi Beşinci Söz | Mu'cizat-ı Kur'aniye Risalesi | S.335 yazmış:
• Beşinci şart: Allah nâmına vermektir ki, ifade ediyor. Yani, "Mal Benimdir; Benim nâmımla vermelisiniz."



kedilere nankör deriz ama kediler rablerine karşı sadakatta bir çok mahluktan üstündür. kedilerin nankörlüğü insanlaradır. kediler bilir, RIZIKLARI ALLAHTAN GELMİŞTİR. kul vesile olur. kedi kul vesilesi ile aldığı rızkı, insana vermediği için nankör adledilmiş. işte kediler bile ALLAH NAMINA nasıl alınması gerektiğini biliyor. meyve veren ağaçların her sene düzenli verdikleri meyveleri allah namına verdiği buradan ortaya çıkıyor.


Allah namına vermeyen gafil insanlar için bir örnek vermek gerekirse.... Eleman - işçi çalıştıran bazı insanların şu ifadeleri şahit olmuşumdur. "EKMEĞİNİ BEN VERİYORUM".. bu cümle Allah namına verilmediğinin bir numunesidir. kimse kimseye nasibini, rızkını veremez. sadece vesile olabilir. vesile olan ise veren kişi değildir. veren ALLAH 'tır. vesile olan bir çeşit aracıdır - sebepdir. Veren Bismillâh deyip verse, alanda Bismillâh deyip alsa o zaman bu işin iki tarafı da hayra girmiş oluyor. ayrıca bereket olarak geri dönüyor.

3-

Mevcudat kelimesi direkt olarak zahiri olarak varlıklar demek. Fakat varlıklar ile mevcudat arasında çok mühim bir fark vardır.
Varlıklar demek; var olanlar demektir. Yani kimin var ettiği kelimenin kavramında dahil değildir. Dolayısıyla, var eden düşünülmediği için neden var olunduğu nasıl var olunduğu var olanların bu dünyadaki görevleri nelerdir gibi sorular da akla gelmiyor.
Fakat mevcudat var edilenler demektir. Yani bu kelime, var olanlardan daha çok var edene atıfta bulunmaktadır. Zira, var olanı tanıdıktan sonra var edilenlerin tanınması daha kolay olmaktadır. Mevcudat kelimesiyle var edeni tanımakla kainatı tanımak ve vazifemizi bilmek sağlanmaktadır.
Risale-i Nur'da birçok yerde(belki tamamında)Tevhid inancı ön planda olduğu gibi bu kelimede de Allahın varlığı söz konusudur.

üstad, her hayrın başı bismillah demiyor, Bismillah her hayrın başıdır diyor. derse başlarken bile bismillah, ...... ile başlıyor. çok ince bir nüans varki, dikkate şayan.

Bismillah kelimesi hepimizin malumu üzerine ALLAHIN ADIYLA manasını içermekte. Nasıl bitmez tükenmez bir kuvvet olduğu buradan ortaya çıkmakta. misalleri verelim...

O'nun ismini alarak, ihlasa dayalı gittiğiniz her kapı size açılacak. ALLAHIN ADIYLA diyerek derdinizi ifade ettiğiniz zaman işin öznesi değişecek. siz kısmen devre dışı kalıp, Yaradan sizin adınıza bütün işleri devralacak. bizim arzularımız bir nevi ALLAHIN ADI ile damgalanıp bize verilecek. ALLAHIN ADI, teğet dahi geçse o işe bir hayır kazandıracak. biliyoruzki, Allah katında hayırsızlık diye bir kavram yok. Alemlerdeki her şey insanın emrine verilmiş ve musahhar edilmiş. bizim emirlerimizin hiç bir anlamı olmayacağı için direk ALLAHIN ADI ile isterse, yaparsa (v.s.) her şeyi emrine alır, her şeyi kendine musahhar eder.

Birde olaylara şuhudi gözle bakalım. Bismillah deyip elimize balyozu aldık, Bismillah deyip taşa salladık. taş kırılmadı. şimdi bu noktada ne düşnmek gerekiyor.

Bismillah kelimesini sadece dilimiz söylüyorsa o zaman Bismillahın manasını anlamamışız demektir. bütün hücrelerimiz adına dilimiz o vazifeyi yaparsa karşınızda dağ olsa dayanmayacaktır. konuyu birde şöyle ele alalım. Siz, falanca ülkenin Başbakanısınız. Yanınızda çalışan iki elemanınız var. birisinin düşüncesi sadece davası veya ülkesi için çalışmak. diğerinin düşüncesi kendine çalışmak. çalıştığı yerin makamını kendi adına değerlendirmek. şimdi siz başbakan gibi bir sıfatı taşıyorsunuz, hangisine bu sıfatı kullanmasına müsaade edersiniz. tabiki birincisi için. bilirsiniz ki o kişi, o sıfatı kendisi için kullanmayacak. gittiği yerlerde ben falanca başbakanın adı ile geldim deyip şımarmayacak. o sıfatı sadece ve sadece davası için yada ülkesi için kullanacak. ikincisi, zaten şımarık ki, sıfatı kullanmak için izin bile istemeyecek, gittiği her yerde başbakanın adı ile geliyorum diyerek bu sıfatı nefsine kullanacak. ve ikiside kazanacak. birincisi Bismillah kelimesinin manası bilerek kazanacak, ikincisi sırf Bismillah dediği için o sıfatın hatırına kazanacak. ALLAHIN VARLIĞI EBEDİ olduğu için onun ismi her zaman bizler için BİTMEK TÜKENMEK BİLMEYEN KUVVET OLACAK. o isimle nereye gidersek gidelim, ne yaparsak yapalım bize bir hayrı, ihlaslı yada ihlassız dokunacak.

Bismillah her hayrın başıdır ifadesini tefekkür ederken bir kaç şey aklıma geldi. bizlerin her zaman için ilk akla getirdiği düşünce, olayın sonucunun lehimize mi değil mi olmaktadır. oysaki, Allah c.c. indinde, bizim sonuclara baktığımız lehimize müspet - menfi sonuçların farklı görülmesidir. kur'anın ifadesi ile "Bize hayır gibi gelen şeylerde şer, şer gibi gelen şeyler hayır olabileceğini" söylemektedir. Bizler işin sonucunun müspet yada menfi olmasının arkasında bizim için yatan hayra bakarız. ayrıca bu "hayır" kelimesinin Efendimiz s.a.v. tarafından ve Kur'anın içinde çokça zikredilmiş olması bu kelimenin arkasındaki gizemi ortaya koyar. acaba "hayır" demekle ne kastedilmiş diye tefekkür etmek iktiza eder.


daha önceki yazımda Bismillah deyip elimize balyozu aldık, Bismillah deyip taşa salladık. taş kırılmadı. şimdi bu noktada ne düşünmek gerekiyor. ifadesinde düzeltme icab edecek. Biz Bismillah deyip balyozu vurduğumuzda taşın kırılması yada kırılmaması bizim için bir hayırdır. her şeyin öncesini ve sonrasını bilen Zat-ı zülcelal, sizin adınıza sizin namınıza karar verir taşın kırılmasına yada kırılmamasına karar vermiştir. sonuç her şekilde ALLAHIN ADIYLA yapmamızdan ötürü lehimize müspettir. illede siz taşı kıracam derseniz ki, ihlasımız nispetinde o taş kırılacaktır yada kırılmayacaktır. olaylar kısmen kader mevzuuna ve İhlas mevzuuna teğetlenmektedir.

Elhasıl, bizler bu tip bir meselede sonucun hakkımızda hayırmı şermi olduğunu bilemeyeceğimizden, her sonucun hakkımızda hayır olması için Bismillah demeli, Bismillah deyip almalı, bismillah deyip vermeli, bismillah deyip yapmalı.

Allahın işine karışmamalı, O' bizim için, en iyisini yapacaktır. yaptığımız her işe kendi mührünü basıp bizim markamızla verecektir. sonra ben yaptım ben ettim gibi övüneceğiz. bizler aciziz. aciz isek yapma - etme gibi bir kudretimizde olamaz. bizler Allahın bizim adımıza yaptığı işleri sahipleniriz. o kadar.


Şərhlər(0)
96 oxunma
Bölməsiz


Şərh yazın

  • shocked
  • smile
  • evil
  • grin
  • question
  • lol
  • rolleyes
  • mad
  • wink
  • razz
  • confused
  • redface
  • cool
  • suprised
  • cry
  • sad

captcha



© 2007 Bütün hüquqları qorunur və blogçuya məxsusdur - Dəstək: AzeriBlog.com